Özgür basının öncü kadınlarından gazeteci Ayfer Serçe’nin (Şilan Aras) İran’da katledilmesinin üzerinden 20 yıl geçti. Mesleğini hakikatin peşinde sürdürürken yaşamını yitiren Ayfer Serçe’yi saygı, özlem ve mücadele kararlılığıyla anıyoruz.
Ayfer Serçe, gazeteciliği yalnızca bir meslek olarak değil; halkların, kadınların ve görünmeyenlerin sesi olmanın bir yolu olarak gördü. Kadınların yaşamlarına, maruz bırakıldıkları şiddete ve toplumsal eşitsizliklere ışık tutmak için çıktığı yolda, araştırmalarını sürdürdüğü İran’da katledildi. Aradan geçen 20 yıla rağmen katledilmesine ilişkin etkin ve şeffaf bir soruşturma yürütülmediği gibi, cenazesinin nerede olduğuna dair de herhangi bir açıklama yapılmadı. Ayfer Serçe’nin cenazesi hâlâ ailesine teslim edilmiş değil.
Gazetecilik yaşamı boyunca kadınların hikâyelerini görünür kılmayı amaçlayan Ayfer Serçe, Ermenistan’da Kürt kadınların yaşamını araştırdı; kadınların maruz bırakıldığı baskıları, çocuk yaşta evlilikleri ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğini kayıt altına aldı. Daha sonra Rojhilat’ta kadın intiharlarını araştırmak üzere çalışmalarını sürdürdü. O, gerçeğin peşinden giderken yaşamını yitirdi
Ayfer Serçe’nin en büyük hayallerinden biri, kadınlara ait özgün bir haber ajansının kurulmasıydı. Bugün bu hayal, gazetecilerin emeğiyle büyümeye devam ediyor. Kadınların kendi sözünü kurduğu, kendi gündemini belirlediği ve kadın haberciliğinin güçlendiği mecralar, onun bıraktığı mirasın en somut göstergelerinden biridir.
Ayfer Serçe’nin mücadelesi, gazetecilerin yalnızca haber üretme pratiğinde değil, erkek egemen medyaya karşı alternatif ve özgür bir habercilik anlayışını inşa etme çabasında da yaşamaya devam ediyor. Bugün gazeteciler, onun açtığı yolda kadınların direnişini, mücadelesini ve yaşamlarını tarihe not düşmeyi sürdürüyor.
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği olarak, Ayfer Serçe’nin hakikat mücadelesini sahiplenmeye ve onun mirasını büyütmeye devam edeceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.