22 Nisan Kürt Gazeteciler Günü vesilesiyle, 128 yıllık Kürt gazetecilik geleneğini, hakikat uğruna bedel ödeyen tüm basın emekçilerini ve özgür basın mücadelesini bir kez daha saygıyla selamlıyoruz.
Kürt gazeteciliği, 22 Nisan 1898’de Miktad Midhat Bedirhan tarafından yayımlanan Kürdistan gazetesiyle birlikte tarih sahnesine çıktı. Bu tarih, yalnızca bir gazetenin yayına başlamasının değil, aynı zamanda inkâra, sansüre ve baskıya karşı halkın kendi sesiyle konuşma iradesinin de tarihidir. Kürt gazeteciliği daha ilk adımında sürgünle sınandı; ancak aradan geçen 128 yıla rağmen hakikati yazma ısrarından vazgeçmedi.
Bugün de Kürt gazeteciliği; gözaltı, tutuklama, yargı baskısı, sansür, erişim engelleri, ekonomik kuşatma ve dijital saldırılarla karşı karşıya bırakılmaktadır. Gazetecilerin haber takibi sırasında hedef alınması, basın kurumlarının görünmez kılınmak istenmesi, dijital mecralarda hesapların kapatılması ve haber içeriklerine dönük engellemeler; halkın gerçek bilgiye ulaşma hakkına dönük açık bir saldırıdır. Son dönemde gazetecilere ve haber mecralarına yönelik dijital sansürün derinleştiği, basın davalarında adil yargılanma hakkını zedeleyen uygulamaların sürdüğü ve iktidar çizgisi dışındaki medyanın sistematik biçimde baskılandığı uluslararası ve yerel basın özgürlüğü kuruluşlarının raporlarına da yansımaktadır.
Bu tablo tesadüfi değildir. Kürt gazeteciliğine dönük baskılar, hakikati susturma ve toplumu karanlıkta bırakma politikasının parçasıdır. Çünkü gerçekleri yazmak, savaş politikalarını, kadın düşmanı uygulamaları, yoksullaştırmayı, ekolojik yıkımı ve halklara dönük ayrımcılığı görünür kılar. Baskıcı sistemlerin en fazla rahatsız olduğu şey de budur.
Kadın gazeteciler ise bu baskı ortamında çok daha ağır ve çok katmanlı bir kuşatma altında çalışmaktadır. Kadın gazeteciler bir yandan gazetecilik faaliyetleri nedeniyle hedef alınırken, diğer yandan erkek egemen zihniyetin cinsiyetçi dili, ayrımcı politikaları ve şiddet biçimleriyle karşı karşıya kalmaktadır. Buna rağmen kadın gazeteciler, aynı zamanda erkek egemen medya diline karşı alternatif, eşitlikçi ve özgürlükçü bir habercilik çizgisi inşa ediyor.
Kadın odaklı habercilik; kadınların, çocukların, emekçilerin, göçmenlerin, doğanın ve yok sayılan tüm kesimlerin sesini görünür kılma mücadelesidir. Bu nedenle kadın gazetecilerin kalemi, yalnızca bilgi aktaran bir araç değil; aynı zamanda erkek egemen sisteme, savaş politikalarına ve hakikat üzerindeki kuşatmaya karşı güçlü bir söz ve mücadele hattıdır.
Biz, Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği ve Dicle Fırat Gazeteciler Derneği olarak; 128 yıllık Kürt gazeteciliği mirasının, özgür basın geleneğinin ve kadınların hakikat mücadelesinin taşıyıcıları olduğumuzu bir kez daha vurguluyoruz. Yaşamını basın özgürlüğü uğruna yitiren tüm gazetecileri saygıyla anıyor, cezaevlerinde tutulan, yargılanan, tehdit edilen, sürgüne zorlanan ve çalışmaları engellenen tüm meslektaşlarımızla dayanışma içinde olduğumuzu ifade ediyoruz.
Buradan uluslararası basın örgütlerine, insan hakları kuruluşlarına ve demokratik kamuoyuna da çağrımızdır: Kürt gazeteciliğine ve özgür basın emekçilerine yönelik baskılara sessiz kalmayın. Gazeteciliği suç gibi göstermeye çalışan politikalara karşı açık tutum alın. Gerçekleri yazmak suç değildir. Halkın haber alma hakkını savunmak, demokratik toplumun en temel koşullarından biridir.
22 Nisan Kürt Gazeteciler Günü’nde bir kez daha söylüyoruz:
Baskılar karşısında geri adım atmayacağız.
Kadınların sözünü, halkların hakikatini ve özgür basın geleneğini savunmaya devam edeceğiz.
Gerçeğin izini sürmeye devam edeceğiz.
Mezopotamya Kadın Gazeteciler Derneği (MKG)
Dicle Fırat Gazeteciler Derneği (DFG)